Akor biçimlerini ezberlemek başlangıçta yeterli görünür ama bir süre sonra sınır oluşturur. Sap üzerindeki seslerin tanınması bu sınırı kaldırır.
Çalışma boş tellerin adlarıyla başlar; dört ses ezberlenir ve sık sık tekrarlanır. Ardından beşinci ve yedinci perdeler öğrenilir; bu iki perde sap üzerinde çapa görevi görür.
On ikinci perde boş telin bir oktav üstüdür ve düzeni bütünler. Bu üç çapa sap haritasının iskeletini kurar.
Bu çapalar arasında kalan sesler sayılarak bulunur; zamanla sayma yerini tanımaya bırakır. Akorların hangi seslerden kurulduğu öğrenildiğinde çevrimler kendiliğinden görünür.
Melodi çalışmasında bu bilgi doğrudan işe yarar; ezgi sap üzerinde izlenebilir hâle gelir. Aynı ses farklı tellerde aranarak sap haritası pekiştirilir.
Transpoze etmek de kolaylaşır; şarkı başka bir tona taşınırken biçimler kaydırılır. Transpoze işlemi bu bilgiyle hızlanır.
Çalışma günde birkaç dakika sürer; sap şeması üzerinde rastgele bir ses söylenip bulunur. Bu alışkanlık birkaç ayda sapın tamamını tanıdık hâle getirir. Derslerimizde sap bilgisi akor çalışmasının içine yerleştirilir ve kademeli olarak genişletilir.